Maçın skoru ekrana düştüğü anda Camelot klübesi ve locasına derin bir sessizlik çöktü. 37-37. Bir beraberlik. Sıradan bir beraberlik gibi görünebilir bu; ancak Camelot's Knights için bu sayı, o kadar da masum değil. Bilal başkanın takımı, haftalar boyunca Dalailama United'ın sırtında nefes alarak zirveye kilitlenmeye çalışıyordu. Fakat Fc Stallone karşısında alınan bu beraberlik, zirveden 1 adım geri düşmeye yetti. Kulislere göre maçın hemen ardından soyunma odasında yaşananlar filmlik cinsten. "Bu nasıl beraberlik?" diye yükselen sesler, ve Bilal başkanın soyunma odasında oyunculara verdiği ultimaton. Camelot bu sezon pek çok kez büyük konuştu, pek çok kez herkese parmak salladı. Ama tablo şunu söylüyor: Büyük kılıç 37-37'de kırıldı. Şimdi önlerinde kritik haftalar var ve her hafta yeni bir sınav.
Camelot cephesinde kaygıyı daha da derinleştiren bir gerçek daha var ortada: Wirtz meselesi hala kapanmış değil. O transfer kararı; rakibe yıldız göndermek, iyi niyetle mi yoksa başka hesaplarla mı alındı sorusunu sormayan kalmadı. Bilal başkan bu soruları şimdiye kadar hep susuşkanlıkla geçiştirdi. Ancak artık suskunluk bir yanıt olarak yetmiyor. Gün geçtikçe Camelot tribünlerinde "Nereye gidiyoruz?" sorusu daha yüksek sesle dile getiriliyor. Şampiyonluk bu ligde sadece kadro kalitesiyle değil, mental olarak sürdürülebilirlikle de kazanılıyor. Bazı odaklar ise Camelot'un bu savruk görüntüsünün, şampiyonluk yolundaki son düzlük öncesi büyük bir stres ve kırılım yarattığını ileri sürüyor.
DALAILAMA UTD: GÜNEŞ YERİNDE, HER ŞEY YOLUNDA!
Figomus - Dalailama United maçı bu haftanın en kritik karşılaşmasıydı ve DAL UTD cephesi bunu herkesten iyi biliyordu. 23-27. Skora bakıldığında rahat görünüyor; ama içeriden gelen bilgiler maçın son dakikalarına kadar gerginliğin dorukta seyrettiğini ortaya koydu. Böylesine kritik ve takımın neredeyse yarısının sahaya çıkamadığı bir haftada Dalailama United 3 puanı almasını bildi ve bu sezon tam da böyle anlarda kendini göstermeye devam etti: kritik dövüşlerden soğukkanlılıkla çıkmak. United'ın bu sezon kurduğu yapı, parıltılı isimlerle değil, sisteme inanan oyuncularla inşa edildi. Bunu küçümseyenler çoktan yanıldıklarını anladı. Liderlik 2 puana çıkmış olabilir ama Dalailama United için bu sezonun sona ermediğini, her haftanın yeniden bir sınav olduğunu bizzat Dal Utd başkanının en iyi bildiği kesin.
FIGOMUS cephesinde ise tablo daha karmaşık görünüyor. Mustafa başkanın ise bu yenilginin ardından ne söylediği kulislere sızdı: "Puan değil, karakterimiz çalındı." İçerden gelen bilgilere göre Mustafa, bu maçı salt bir sahada kaybedilen müsabaka olarak değil, daha büyük ve sistemli bir yapının parçası olarak değerlendiriyor. "Sistem ve yapı" söylemi FIGOMUS cephesinde her geçen hafta biraz daha keskin bir hal alıyor. Kontrollü bir öfke birikmiş durumda ve bu öfkenin doğru kanalize edilip edilemeyeceği önümüzdeki haftalar için belirleyici olacak ancak figomus elinde kalan tek hedef olan 3.lük hedefinden de gittikçe uzaklaşıyor.. Lo siento 3.lük diyor Figomus.. Lo siento...
SEZON BAŞINDAKİ APOLETLER, SEZON SONUNU TIRMALAR.!
Bu ligin belki de en dramatik çöküş hikayesini yazan isim Marduk başkanı Ömer Akıncı. Sezon başında apoletlerle sahneye çıktı. Son şampiyon sıfatıyla draft gecesini fırtınalara çevirdi, rakiplerin zihnine korku ekti, "14. haftayı bekleyin" dedi. O güne kadar kimse 14. haftanın gelmesini bu kadar heyecanla beklememiş olabilir. Ancak 14. hafta geldi, geçti; Ömer Akıncı hala ortalıkta yoktu, bir türlü gelemedi. Şu an küme düşme hattından nasıl çıkılacağının hesaplarını yapıyor. Rinkeby FC karşısında 45-24 gibi yüz kızartıcı bir farkla uğranan mağlubiyet, "son şampiyon" apoletini adeta paramparça etti. Kadro içi krizler, yanlış rotasyon tercihleri,ABSÖ'nün etki alanının giderek azalması, Abisi Baron'un düşüşünün kardeşine de doğal yansıması ve art arda gelen saha dışı gündeme dalmalar... Bunların toplamı ortada duruyor: Marduk, ligin en trajik serbest düşüşünü yaşadı, yaşıyor ve bu gidişle yaşamaya da devam edecek.. Şüphesiz Sn. Ömer Akıncı bu sezonu bir an evvel unutmak isteyecektir, ancak Gentlemens gazette arşivleri asla unutmayacak ve unutturmayacak.!
BARON'UN DÜŞÜŞÜ
Fatih Akıncı'nın adı bu ligde uzun süre güç, lobi ve nüfuzla birlikte anıldı. 3B gölgesi, arka planda dönen hesaplar, Farmfest'teki gizli masalar... Hepsi Baron'un etrafında dönen bir kurguydu. Ama kurgular bir noktada gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Ekmek Spor'a 37-51 yenilen Boni Bonta bu hafta, sezonun en sembolik mağlubiyetlerinden birini aldı. Kayyım atadığı, elinde tuttuğu güçle yönettiği ya da etkilediği düşünülen pek çok yapı artık giderek bağımsız hareket ediyor. Kulislere göre Baron'un etki alanı bu sezon tarihin en ciddi erozyonunu yaşıyor. Puan tablosunda 38 puanla 9. sırada yer almak, bu ismin geçmişteki gücüyle kıyaslandığında adeta bir hüsran tablosudur. Boni Bonta camiası bu sezonu bir an önce çekip çevirmek, kapatmak, kapağını örtmek istiyor. Ama kapanmadan önce bazı hesapların görülmesi gerekiyor. Gentlemen's Gazette bu dosyayı yakından takip etmeye devam edecek.
CAVALLİNO'NUN 58-40'I: RAKAM KONUŞUYOR, AMA KİMSE ALKIŞ TUTMUYOR
Berat Izdar yönetimindeki CaVaLLiNo bu hafta Livercooll'u 58-40 gibi büyük bir farkla geçti. Rakam görkemli, performans ise tartışmasız güçlü. Ancak ligde artık yerleşik bir gerçek var: Cavallino kazansa da o eski coşkulu alkışı bulamıyor. Geçen haftalarda yaşanan 6 puanlık kırılma skandalı, iptal edilen goller, değişen skorlar ve perde arkası iddialar bu takımın üzerine öyle bir gölge düşürdü ki güneş bile o gölgeyi dağıtmaya yetmiyor. Berat bu durumun farkında, bunu çeşitli vesilelerle dile de getirdi. Ama farkında olmak çözüm üretmekle aynı şey değil. Ligin gözünde yeniden meşruiyet kazanmak istiyorsa CaVaLLiNo'nun önünde uzun ve meşakkatli bir yol var. 58-40'lık zaferler o yolu kısaltabilir ama sırtındaki gölgeyi tek başına silemez.
VİKİNGS: LİGİN EN "KISMET"siz TAKIMI
Eren Bayram yönetimindeki Vikings bu haftayı da 23-50 gibi ağır bir mağlubiyetle kapattı. Üstelik averaj takımı durumundaki RobbieFowler'a karşı alınan böyle bir mağlubiyet, gerçekten Vikings'in başkanlarının soyisimlerinin tam zıttı şekilde, bu ligin en kısmetsiz takımı olduğu gerçeğini bir kere daha perçinlemiş oldu.
Ama işin ilginç yanı şu: Vikings bu sezon yüksek puan toplayan haftalarda bile galip gelmeyi bir türlü başaramıyor. Fikstür lanetinin mi, talihsizliğin mi yoksa kadro yapısındaki bir kronik sorunun mu yol açtığı bu tablonun analizi yapılabilir. Ama tablo şu an çok açık: 8 galibiyet, 0 beraberlik, 23 mağlubiyet ve sadece 24 puan. Ligin en alt sırasında hem rakam hem de moral olarak zor bir yerde duruyor Vikings. Şampiyonlar Ligi performansı belki bir teselli, ama ligde tablo çok acımasız. Önümüzdeki sezon bu travmanın üzerine inşa edilecek yeni bir yapı gelmezse Vikings'in bu sarmaldan çıkması kolay olmayacak.
EKMEK SPOR'UN DİRENİŞİ: SAHİPSİZ TAKIM, ŞEREFİYLE AYAKTA
Bu ligin en az konuşulan ama en çok saygıyı hak eden hikayesi Ekmek Spor'a ait. Kayyım meselesiyle sarsıldı, sahipsiz kaldı, oyuncular belirsizlik içinde mücadele etmek zorunda kaldı. Ama dağılmadılar.Hatta bu hafta kadro tercihlerini klübün temizlik görevlisinin yaptığı konuşuluyordu. Fakat herşeye rağmen bu hafta Boni Bonta'yı 51-37 ile devirmeleri sadece 3 puan değil, aynı zamanda cümle aleme karşı ilan edilen bir karakter beyannamesidir. Puan tablosunda 11. sırada durmak evet, mütevazı bir yer gibi görünüyor. Ama bu takımın bu sezon gösterdiği aidiyet ve ahlaki duruşu, pek çok üst sıradaki klübü geride bırakır cinsten. Ekmekspor camiası bu sezonu lekelenmeden kapatırsa, gelecek sezon herkesin korkulu rüyası olmaya aday. bu ilginç camia, bu işin ortasının olmadığını daha önce de göstermişti.



Yorumlar
Yorum Gönder