Şövalyeler, Baronlar ve Kayyımlar! Gentlemen's Gazetta geri döndü!


Bu sezon sadece puan tablosundan ibaret değil. Erken şampiyonluk ilanları, 6 puanlık kırılmalar, iptal edilen goller, kaybolan dominasyonlar, el değiştiren güç odakları ve sessizce zirveye yürüyen bir akıl… Gürültü yapanların değil, sabredenlerin kazandığı bir dönem yaşanıyor.


Bir tarafta “elde kalanlar” denilen kadroyla matematik konuşanlar; diğer tarafta lobi gölgesinde tartışmalı zaferler, erken özgüven patlamaları ve dramatik düşüşler. Kimileri mağduriyet anlattı, kimileri sistemden şikayet etti, kimileri racon kesti… Ama tablo değişmedi.


Gentlemen’s Gazette olarak bu dosyada sadece sonuçları değil, o sonuçların arkasındaki psikolojiyi inceliyoruz. Çünkü bu sezon şampiyonluk bir kupadan fazlası. Bu sezon, kimin aklı soğukkanlı kalabildi, kimin gücü sürdürülebilir çıktı ve kimin anlatısı gerçeğe çarptığında dağıldı sorularının cevabı. Belki bu bir ilahi adalet sezonu. Belki de sadece matematiğin geç ama sert cevabı. Kararı sezon sonunda tarih verecek. Ama iz bırakanlar şimdiden kendini belli ediyorlar..


Dalailama United

Sezon başında “elde kalanları toplamış” denilen kadro bugün zirvede meditasyon yapıyor. Serdar’ın transfer stratejisi klasik futbol aklını reddetti: herkesin çöpe attığını aldı, herkesin küçümsediğini parlatıp sisteme entegre etti. Kulislere göre sezon başında oyunculara şu cümleyi kurmuş: “Sizi değersiz görenleri matematikle susturacağız.”
Gerçekten de susturdular. Ne lobi, ne hakem, ne 3B gölgesi… Tamamen teknik ve taktik bir yükseliş. Ancak bu hafta Livercooll karşısında alınacak sonuç, bu hikayeyi ya bilge lider anlatısına çevirecek ya da erken zirve sendromu başlığına taşıyacak.


Camelot’s Knights

Peri Masalından Yüksek İrtifa Krizine..Bilal başkan uzun süre bu ligin romantik hikayesiydi. Mütevazı kadro, disiplinli oyun, maksimum verim. Ancak zirve soğuktur. Oksijen azalır. Kararlar ağırlaşır. Wirtz hamlesi…
Bu skandal yeterince gündeme gelmemiş olabilir ancak bilinmesi gereken en temel şey rakibe yıldız göndererek şampiyonluk kovalanamayacağı olmalıydı.

Camelot’un düşüşü sadece fiziksel değil, psikolojik. Son haftalardaki kırılgan oyun, camianın içinde de çatlak sesler olduğunu gösteriyordu. Bu hafta bir mağlubiyet daha gelirse orta sıralar sadece ihtimal değil, alın yazısı haline olabilir. Şövalyeler savaşıyor. Ama … Ama.. Sancak biraz ağır geldi..


Livercooll

Stratejik deha mı, kaçan tren mi? Ligin beraberlik kralı Akif başkan sezonun ilk yarısında ligi domine ederken pek çok kişi “bu adam bu işi bitirir” diyordu. Kadro kalitesi, rotasyon zekası, risk yönetimi… Hepsi üst düzeydi. Sonra bir şey oldu.
Bir beraberlik. Bir beraberlik daha. Sonra bir tane daha.. bir tane daha darken bu tabloya yanlış kadro tercihleri de eklenince şampiyonluk hayali yerini “küme hattından uzak kalalım” pragmatizmine bıraktı. Dominasyon kısa sürdü.
Şimdi lideri devirmek için hazırlanıyorlar ama matematik artık Dalailama lehine çalışıyor. Akif başkanın son haftalarda agresif hamleler yapacağı konuşuluyor. İçeriden gelen bilgilere göre her hero ya merro moduna geçilmiş durumda. Bu sezon şampiyonluk gelmezse, gelecek sezon için çok daha sert bir Livercooll izleyebiliriz.
 
Cavallino

Sezona flaş kadroyla girildi. Yüzmilyonlarca transfer bütçeleriyle ligin yıldızları kovalandı, alındı. Sırtlar lobilere gruplara kliklere yaslandı, 3B lobisinin açık desteği vardı. Kamuoyunda “bu sene Cavallino yılı” deniyordu. Ya sonra?
Cavallino ligin her zaman en tartışmalı ekiplerden birisi oldu. Mağdurum da mağdurum diye gerçekten herkesi illallah ettirdiği haftalar oldu. Fakat işin aslı 6 puanlık Figomus maçıyla ortaya çıkmış oldu…
İptal edilen goller, Yazılan goller, bonus puanlara eklenenler çıkarılanlar, değişen skorlar ve tam 6 puanlık kırılma. O günden sonra artık Cavallino kazansa bile kimse içten bir alkış tutmadı,artık tuz kokmuştu. “Sistem takımı” yaftası kolay silinmiyor. Berat cephesi son dönemde sessiz ama içeride huzursuzluk olduğu konuşuluyor.
Bu hafta Vikings karşısında alınacak olası bir mağlubiyet, alt sıralara doğru kaymayı hızlandırabilir. Ve belki de ilk kez gerçekten yapayalnız kalabilirler.


Rinkeby FC

Bir dönem ligin kabusuydu. Haaland’a yaslanıp geçene “yallah” çekiyordu. Puan makinesi gibi çalışan takımı dosta güven düşmana korku salıyordu. Ama ne demişler.. Tek sepete konan yumurtalar kırılır. Haland’ın daha insani performanslar göstermesiyle birlikte alternatif plan üretmeyen yapı, form düşüşüyle birlikte adeta dağıldı ve potadan git gide uzaklaştı. Şansı yanında olmasa küme düşmeme hattına kadar inebileceği konuşuluyor. 3B’nin ligi ve kamuoyunu domine ettiği zamanlarda uzun süre şampiyon adayı ilan edilen Rinkeby, şimdi matematik hesaplar peşinde.
 
RobbieFowler9

Sezon başlamadan gelen şampiyonluk ilanı hala hafızalarda taptaze yerini koruyor, unutulmuş değil. Şimdilerde sosyal medya şampiyonu olarak anılan  Emre Çelik yönetimi sezon başında adeta ali kıran baş kesen bir tutumda iddialıydı.
Ama iddia puan getirmiyor, dertlere derman olmuyor, yüzleri güldürmeye yetmiyor..
Şampiyonluk hayalinin tamamen yok olmasının artından bir dönem averaj takımı muamelesi görmek camiada travma yarattı. Kısa süreli toparlanmalar olsa da istikrar sağlanamadı. Rakipler için çantada keklik 3 puan olarak görülmek böylesi sansasyonel bir isim için büyük prestij kaybı.Emre başkanın unutmak isteyeceği o şampiyonluk ilanını maalesef arşivler unutmuyor. Ve Robbiefowler taraftarları her gün her hafta adeta yeniden ölüyor.


Figomus

“Ekitike’m nerede?” feryadıyla başlayan sezon aslında bir isyan manifestosuydu. Figomus uzun süre dengeli, kontrollü ve akılcı bir çizgide ilerledi. Sonra lanetli hafta..Ve o maç.. 6 puanlık kırılma.. Skandal kararlar.. Yazılan-iptal edilen goller..
Futbolun kurallarının ayaklaraltına alındığı o büyük skandalı hepimiz hatırlıyoruz.
Figomus cephesinde puanımız gaspedildi algısı çok güçlü. Mustafa cephesi açık konuşmuyor ve kontrollü bir öfke birikmiş durumda. Bu öfke doğru yönlendirilirse Figomus sezonun kaderini değiştirebilir. Fakat yanlış yönlendirilirse de sistemin bir başka dip notu olmaya aday olması işten bile değil..
 
FC Stallone

Her hafta kroşe yedi. Düşmedi ayağa kalktı.. Derken apartkatla sarsıldı, yine nakavat olmadı, ancak artık sendelemiş ve yere kapaklanmıştı. Serhat başkan yönetimindeki ekip sezon boyunca adeta mehter temposunda ilerledi: iki ileri bir geri. Draft sürecindeki skandalda avantajlı çıktıkları ve iyi isimleri kadroya ekledikleri konuşuldu ama o avantaj zirveye taşımaya yetmedi.
Ancak kimse FC Stallone’u hafife almıyor. Çünkü bu takım kaybetmeyi kabullenmiyor. Belki şampiyon değil. Ama kimse için rahat maç değil.


Boni Bonta

Baron Fatih Akıncı’nın sezonu adeta politik bir dram. 8-10 maçlık mağlubiyet serisi ligin hafızasına kazındı. Ancak bu düşüş sıradan ve makul bir düşüş değil. Kulislere göre Baron’un elindeki güç tamamen başka odaklara ve lobilere geçti. Bazı kararlar… bazı eşleşmeler… bazı tesadüfler… Gentlemen’s Gazette olarak bu “gizli el” dosyasını ayrıca açmaya hazırlanıyoruz.. Boni bonta camiası, bu sezonu bir an önce unutmak istiyor. Etki alanı ve elinde bulundurduğu gücün neredeyse tamamen erozyona uğraması sonrası Baron’un nasıl bir tutum sergileyeceği merak konusu.
 
Marduk

Son şampiyon olmak ağırdır. Ömer de bu ağırlığın altında adeta ezildi ve hatta paramparça oldu. Ömer Akıncı sezona apoletlerle başladı.Son şampiyon olarak draft zamanı fırtınalar estirdi. Ligde istediği neticeleri alamadığında 14. Haftayı bekleyin diye herkese racon kesti, ancak şu an küme düşme hattından nasıl çıkabileceğinin hesaplarını yapıyor..
Kadro içi krizler, yanlış yedek/as tercihleri, saha dışı gündemler ve güç dengeleri değişince Ömer akıncı tamamen paralize oldu ve performans da değişti.
Bir dönem ligin korkulan figürü olan bu yapının görünür yüzü, şimdi son derece hassas ve kırılgan bir durumda. Bu bir sürpriz mi ? Belki de sadece ilahi adalettir.. Kim bilir?..


EkmekSpor

Ekmeksporun başına gelenler tam bir dram. Aynı zamanda alışılmadık bir haysiyet mücadelesi.. klüpte kimsenin tam olarak anlayamadığı bazı gelişmeler sonucu Baron Fatih Akıncı’ya angaje bir isim klübe kayyım olarak atandı. Ancak çok geçmeden o kayyım da “biz çağrı heyetiyiz kayyım değiliz” diyerek adeta kaçarcasına klübü terketti.
Oyuncular sahipsiz kaldı ama dağılmadı. Taraftara karşı sorumluluk duygusuyla mücadele etmeye devam ediyorlar. Ekmekspor’un puan tablosundaki yeri mütevazı olabilir ama ligdeki moral etkisi büyük. Çünkü bunca kaos ve belirsizliğe ragmen aslanlar gibi ayakta kalan bir yapı var. Seneye bu camia ya tamamen dağılır ya da herkesin korkulu rüyası olur. Bu işin ortası yok
 
Vikings

Belki de sezonun en trajik hikayesini yazıyor Vikings’ler. Bir türlü yelkenlerini dolduracak rüzgarı bulamadıkları sezonu belki de en underrated performansla bitirecek. Genellikle toplanan yüksek puanlar hep bir şekilde kötü fikstür lanetine takıldı.. Aldıkları yüksek puanlara ragmen 3 puanı hanesine yazdırmakta çok zorlandılar. Her hafta iyi oynayıp kaybetmek bir kader mi, yoksa lanet mi? Vikings camiası önümüzdeki sezon arzuladığı başarıya ulaşmak istiyorsa mutlaka bu travmadan arınması gerekecek. Şampiyonlar Ligi performansı taraftarlarına teselli veriyor ama lig tablosu acımasız. Vikings bu sezonu unutmak istiyor olabilir. Ama ortaya koydukları karakter unutulmayacak cinsten..!

Yorumlar